Bu Satırlar Senin İçin “Bir Fısıltı”

Geçmişteki bir günü verseler bana
Benim olurdu belki dünyalar
Bir gün değil bir dakika dahi olsa, 
İzlesem uzaktan …
Doyamam, yine doymam.
Geçmişteki bana, şu anı verseler
Ağlardı hüngür hüngür…
Sevinçten de ağlardı tabi,
Geride bırakmış bir şeyleri velhasıl…
Yahu ne zor iş şu yaşamak!
Altı üstü nefes alıyorsun
Göz açıp kapıyorsun, beş yıl geçmiş!
Dile kolay, -Ya bir saniye durdurabilir miyiz?
Yok öyle durdurmak. -Ya erteleriz nolcak…
Geçti o iş, unut onu! 
Geçmişteki bir güne gitsem,
Sarılırdım kendime, yanaklarından öper,
Tutardım ellerinden. -Nasihat mı?
Bildiğimi okumayı çok severim hâlâ.
Notlar bırakırdım yollarına,
-Çok severim şiirleri hâlâ
Hele yüreğime dokunduysa…
Ne büyük haksızlık geçmişteki güne gidebilmek
Ve o’nu geleceğe getirmek…
Kaldıramaz ki geleceği, dayanabilir mi yüreği?
Oysa ne kadar da şanslı; 
Kazanmaya başlamış, tatmamış henüz kaybı…
Elinde kıymetli tek bir an’ı var…
Sev, gülümse, konuş ya da vazgeç…
Geçmişteki sen, bu satır sana gelecekten…
Gelmekte acele etme, yanındakileri sev.
Çok sev, çokça konuş, arada gökyüzüne bak.
İhmal etme, erteleme, küsme, çabala…
Her şey için çabala, en çok sevdiklerin için…
Sevdiğini söyle, ifade etmenin bul bir yolunu
Sev kendini, sev hayvanları, sev doğayı…
Denge terazini yüreğinden eksik etme.
Biliyorum, bildiğini okuyacaksın yine.
Son bir söz: “Son an’ınmış gibi bak bir daha.”
Sabahın altısı, gözlerini açtığında şansını kaybetmiş olabilirsin.
Günler hafta gibi geçer bir süre boyunca.
Bir gece uyumazsın, -Bir çift gözün kirpik hareketi silinmez dimi zihnimizden?  
Düşünme şimdi bunları, 
Geçmişi ya da geleceği…
Sen sen olduğun için o an’dasın.
Seni sen yapan geçmişindi, gelecek ise 
Az ötede…
Önemli olan…
Şu an’

“Sesimi duy!”


(5 yaşıma, babama ve ait hissettiğim çocukluk mekanlarıma…)


Yorumlar

Popüler Yayınlar